🌈 Mü Min Suresi 115 Ayet Meali

Kuranı Kerimi anlamak, ona göre yaşayabilmek, işte bütün mesele bu. Mü’minûn suresi 115. âyet Mustafa İslamoğlu meali: Şimdi Bizim sizi boş yere ve amaçsız yarattığımız; dahası (hesap vermek için) Bize döndürülmeyeceğinizi sanıyorsunuz, öyle mi? Hud Suresi, 115. ayet meali: Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez. Tevbe Suresi, 72. ayet meali: Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak Ayet- Türkçe Kuran Meali. Mü'minûn Suresi 115. Ayet. اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ 115. 115 . “Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (23/Mü Mümin Suresi Oku - Mü'min Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali) #Mümin Suresi. Twitter Linkedin Flipboard Linki Kopyala Yazı Tipi. Haziran 29, 2021 14:18. 115 "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." 116. Dediler ki: "Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!" 117. Nûh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı." 118. "Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar." 119. Hayatın kendisi bir ayet.Gözümün gördüğü göremediği her şey birer ayet.Her gün yeni bir ayet.” Mü’min Suresi; Maide Suresi 5: 111-115 nİsÂsuresİ 115. Ayetinin Transkripsiyonu ve Sade Meali ve men yuşâkıkı er resûle min ba'di mâ tebeyyene lehu el hudâ ve yettebi' gayra sebîli el mu'minîne nuvellı-hî mâ tevellâ ve nusli-hî cehenneme ve sâet masîran Nisasuresi 115. ayet - Açık Kuran. Erhan Aktaş - Kerim Kur'an. Kendisine doğru yol belli olduktan sonra, her kim Resul'e karşı gelir, mü'minlerin yolundan başkasına yönelirse, onu saptığı yolda bırakırız. Onu Cehennem'e atarız. Mü’minûn Suresi 3. Ayet: Vellezîne hum anil lagvi mu’ridûn (mu’ridûne). Anlamı:Ve onlar, boş şeylerden yüz çevirenlerdir. Mü’minûn Suresi 4. Ayet: Vellezîne hum liz zekâti fâilûn (fâilûne). Anlamı: Ve onlar, zekâtı verenlerdir. Mü’minûn Suresi 5. Ayet: Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn (hâfizûne). 115. Kim de hidayet kendisine apaçık belli olduktan sonra Resûl’e muhalefet eder ve müminlerin yolunun dışında bir yola uyarsa, (batıl yolu ona süslü göstererek) onu yöneldiği yola havale eder ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir dönüş yeridir orası! (4/Nisâ, 115) 114. Ayet 116. 4 Sure. Nisâ Suresi 115. Ayet Meali, Nisâ 115, 4:115. Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. 114 Allah şöyle buyuracak: “Doğrusu siz, çok az bir süre kaldınız. Keşke bunu vaktiyle bilseydiniz!”. 115: “Yoksa bizim sizi boşuna yarattığımızı, sonunda bizim huzurumuza geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”. Âhiretin zaman ölçülerine göre dünya hayatı çok kısadır. İnsan, içinde bulunduğu sırada jy9B1q. Mü'minûn Sûresi 112-115. Ayet Tefsiri Hakkında Konusu Nuzül Fazileti Mü'minûn Sûresi Hakkında Mü’minûn sûresi Mekke’de inmiştir. 118 âyettir. İsmini ilk âyette geçen الْمُؤْمِنُونَ el-Mü’minûn kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 23, iniş sırasına göre 74. sûredir. Mü'minûn Sûresi Konusu Mekke döneminin sonlarına doğru indiği anlaşılan sûre, ebedî kurtuluşa erecek mü’minlerin vasıflarının tanıtımıyla başlar. İnsanı, önce kendi esrarengiz yaratılışı, sonra da yedi kat gök, belli ölçülerde yağıp canlıların ihtiyacı için yerde depolanan yağmur, onunla neşv ü nemâ bulan bitkiler ve kendilerinden faydalandığımız hayvanlar üzerinde tefekküre davet eder. Önceki peygamberlerin kavimleriyle mücâdeleleri ve neticede peygamberlerin kurtulup inkârcı toplumların helak edilişi, Resûlullah teselli ve münkirleri tehdit sadedinde hatırlatılır. Nübüvvet, tevhid ve âhiret esaslarına vurgu yapılarak; mizanda tartısı ağır gelenlerin mutlu sonlarına, tartısı hafif gelenlerin ise hüzün, hasret ve pişmanlık dolu acı hallerine temas edilerek sûre sona erdirilir. Mü'minûn Sûresi Nuzül Sebebi Mushaftaki sıralamada yirmi üçüncü, iniş sırasına göre yetmiş dördüncü sûredir. Enbiyâ sûresinden sonra, Secde sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Mü'minûn Sûresi Fazileti Hz. Ömer’den rivayet edilen bir hadise göre Resûlullah, bir ara olağan üstü vahiy hallerinden birini yaşarken kıbleye dönüp ellerini kaldırarak, “Allahım! Bize nimetini arttır, eksiltme; bizi onurlandır, alçaltma; bize ihsan et, mahrum etme; bizi seçkin kıl düşmanlarımıza karşı zayıf duruma düşürme; bizden hoşnut ol ve bizi senden hoşnut kıl!” diye dua ettikten sonra, “Şu anda bana on âyet indi; kim bu âyetlerin gereğini yaparsa cennete girecektir” buyurmuş, ardından da bu sûrenin ilk on âyetini okumuştur Müsned I, 34.1 – 11 قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْاَرْضِ عَدَدَ سِن۪ينَ ﴿١١٢﴾ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ الْعَٓادّ۪ينَ ﴿١١٣﴾ قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿١١٤﴾ اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ ﴿١١٥﴾ Karşılaştır 112 “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye soracak. Karşılaştır 113 Onlar da “Bir gün veya bir günden daha az bir süre kaldık; istersen sayanlara sor” diye cevap verecekler. Karşılaştır 114 Allah şöyle buyuracak “Doğrusu siz, çok az bir süre kaldınız. Keşke bunu vaktiyle bilseydiniz!” Karşılaştır 115 “Yoksa bizim sizi boşuna yarattığımızı, sonunda bizim huzurumuza geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” TEFSİR Âhiretin zaman ölçülerine göre dünya hayatı çok kısadır. İnsan, içinde bulunduğu sırada bunu fark edemese bile öldüğünde bunu anlayacak, koca bir ömrün bir gün, günün bir kısmı, bir akşam veya bir kuşluk vakti bk. Nâziât 79/46 yahut bir saat bk. Rûm 30/55 kadar kısa olduğunu fark edecektir. Eğer insan dünyada bunu fark edecek olsa, hiçbir gününü, hiçbir saatini, hatta hiçbir nefesini zayi etmeyecek şekilde kendini Allah’a kulluğa adar, bir anının bile gafletle geçmesine müsaade etmez. Çünkü Allah, varlıkların en şereflisi olan insanı boşuna, oyun ve eğlence olsun diye yaratmamıştır. Bilakis onu, tüm imkânları emrine âmade kılarak kulluk imtihanına tabi tutmak için var etmiştir. O, sınırlı ve belirli ömrü içinde bu imtihanı verecek ve neticede Rabbinin huzuruna dönecektir. Unutulmamalıdır ki Allah, boş ve mânasız bir iş yapmaz Kaynak Ömer Çelik Tefsiri Meal Ayet Arapça رَف۪يعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِۚ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِۙ Türkçe Okunuşu * Rafî’u-dderacâti żû-l’arşi yulkî-rrûha min emrihi alâ men yeşâu min ibâdihi liyunżira yevme-ttelâki 1. Ömer Çelik Meali Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, o büyük buluşma gününün dehşeti ile korkutmak üzere kendi emrinden olan vahyi kullarından dilediğine indirir. 2. Diyanet Vakfı Meali Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi Allah, kavuşma günüyle korkutmak için kullarından dilediğine iradesiyle ilgili vahyi indirir. 3. Diyanet İşleri Eski Meali Arş sahibi, varlıkların en yücesi olan Allah, kavuşma gününü ihtar etmek için kullarından dilediğine emriyle vahyi indirir. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş’ın sahibidir. Buluşma günü hakkında insanları uyarmak için, irâdesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali O dereceleri yükselten Arş'ın sahibi Allah, o buluşma gününün kıyametin dehşetini haber vermek için kullarından dilediği kimseye emrinden ruh melek indiriyor. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali O dereceleri yüksek, Arşın sahibi telâkıy gününün dehşetini haber vermek için kullarından dilediğine ruh indiriyor 7. Hasan Basri Çantay Meali Sıfatları yüce, arşın saahibi Allah, insanları o kavuşma günü ile korkutmak için, kendi emrinden olan vahyi kullarından kimi dilerse ona ilkaa eder. 8. Hayrat Neşriyat Meali O, ihlâslı kullarının derecelerini hakkıyla yükseltendir, Arşın sâhibidir. Karşılaşma günü ile korkutmak için, kendi emrinden olan rûhu vahyi, kullarından dilediği kimseye ilka eder indirir. 9. Ali Fikri Yavuz Meali O dereceleri yükselten arşın sahibi Allah, mahlûkatın birbirine kavuşacağı kıyamet gününün dehşetini haber vermek için kullarından dilediğine Hz. Muhammed Aleyhissalâtü vesselâm'a, kendi emrinden vahy indiriyor. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi olan Allah Teâlâ, kendi emrinden olan vahyi, kullarından dilediğine ilkâ buyurur ki, kavuşulacak gün ile korkutulmakta bulunsun. 11. Ümit Şimşek Meali Dereceleri yükselten ve Arş'ın sahibi olan Allah, kendi emrinden olan ruhu, kavuşma günü hakkında insanları uyarması için kullarından dilediğine indirir. 12. Yusuf Ali English Meali Raised high above ranks or degrees, He is the Lord of the Throne of Authority by His Command doth He send the Spirit of inspiration to any of His servants he pleases, that it may warn men of the Day of Mutual Meeting,- Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mü'min Sûresi 15. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. KâlaAllâhu innî munezziluhâ aleykums femen yekfur ba’du minkum fe-innî u’ażżibuhu ażâben lâ u’ażżibuhu ehaden mine-l’âlemîneAllah, onu size indireceğim ben, fakat bundan sonra içinizden kafir olanı öyle bir azapla azaplandıracağım ki demişti, alemler içinde hiçbir kimseyi o çeşit azaplandırmam. Allah CC şöyle buyurup "Şüphesiz Ben bunu size indireceğim. Ancak Artık bundan sonra sizden kim inkâr ve nankörlük ederse, Ben onu, gerçekten âlemlerden hiç kimseyi azaplandırmayacağım bir azapla, azaplandırıp cezalarını vereceğim" diye uyarıvermişti.Allah o'nun bu isteğine karşı şöyle buyurdu “Ben onu size şüphesiz indireceğim, ama bundan sonra içinizden kim, benden gelen gerçekleri örtbas ederse, kâinâtta kimseye yapmadığım azabı ona yapacağım.”Allah, "Size, sebeplerini-şartlarını oluşturarak o mükellef sofrayı çokca hazırlayıp indireceğim. Bundan sonra sizden kim kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eder, küfre saparsa, insanlardan hiçbir kimseye vermediğim cezayı onlara vereceğim." da şöyle dedi "Ben onu size indireceğim. Bundan sonra içinizden kim inkar ederse ben ona alemlerden hiç kimseye etmediğim şekilde azap edeceğim."Allah demişti ki 'Şüphesiz ben bunu size indireceğim. Artık sonra sizden kim inkâr ederse, ben onu gerçekten alemlerden hiç kimseyi azablandırmayacağım bir azabla azablandıracağım.'Allah buyurdu ki, ben o sofrayı size elbette indiririm. Fakat ondan sonra içinizden kim nankörlük ederse, artık onu, âlemlerden hiç bir kimseye yapmıyacağım bir azab ile dedi ki “Ben onu indireceğim. Ondan sonra sizden kim inkâr ederse, ona öyle bir azap vereceğim ki hiçbir insana o azabı vermiş da şöyle buyurdu “Şüphesiz ben onu size indireceğim, ama bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, kâinatta hiçbir kimseye etmediğim azabı ona edeceğim.”Allah buyurdu ki Ben sofrayı size indiririm, bundan sonra içinizden her kim kâfir olursa, âlemlerden kimseye yapmadığım azabı, ona yaparım»Allah buyurdu ki “Ben o sofrayı size elbette indiririm. Fakat ondan sonra içinizden her kim nankörlük ederse artık onu kâinatta hiç kimseye yapmayacağım derecede cezalandırırım.”Allâh o vakit didi ki "Size mâide göndereceğim lâkin ândan sonra kürf idene öyle bir ’azâb ihzâr ideceğim ki ’âlemde hiç kimse böyle ’azâb görmemişdir."Allah, "Ben onu size indireceğim; bundan sonra içinizden kim inkar ederse, dünyalarda kimseye azabetmiyeceğim şekilde ona azabedeceğim" dedi.*Allah da, “Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkâr ederse, artık ben ona kâinatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim” da şöyle buyurdu Ben onu size şüphesiz indireceğim; ama bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, kâinatta hiç bir kimseye etmediğim azabı ona edeceğim!ALLAH, "Onu size indireceğim," dedi, "Kim artık bundan sonra inkar ederse, onu, hiç kimseye vermediğim bir azapla cezalandıracağım."Allah buyurdu ki" Ben onu size indireceğim. Fakat bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, ben ona âlemlerden hiç kimseye yapmayacağım bir azabı yaparım".Allah buyurdu ki ben onu sizlere elbette indiririm fakat ondan sonra içinizden her kim nankörlük ederse artık oun âlemînden hiç birine yapmıyacağım bir azab ile ta'zib ederimAllah “Ben, üzerinize onu indireceğim. Ama ondan sonra sizden kim gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, âlemlerden hiç kimseyi azaplandırmadığım şekilde ona azap ederim.” dedi ki Ben onu sizin üzerinize şübhesiz indiriciyim. Artık ondan sonra içinizden kim nankörlük eder küfre döner se ben onu muhakkak ki kâinatdan hiç birini azablandırmayacağım bir azâb ile azâblandırırım ».“Allah 'Şübhesiz ki ben, onu size indirecek olanım.1 Fakat ondan sonra içinizden kim inkâr ederse, artık muhakkak ki ben, onu âlemlerden hiçbir kimseye etmeyeceğim bir azâb ile cezâlandırırım!' buyurmuştu.”1Rivâyete göre Hz. Îsâ as istenilen duâyı yapınca Havârîlerin gözleri önünde, iki bulut arasında bir sofra indirildi. Hz. Îsâ as ağlayarak “Yâ... Devamı..Allah dedi ki “Ben o sofrayı indireceğim, sofra indikten sonra, sizden kim inkâr ederse, âlemlerde şimdiye kadar hiçbir kimseye azap etmediğim kadar, inkâr edene azap ederim.”Allah buyurdu "İşte Ben onu size indireceğim. Artık ondan sonra içinizden herkim Allah’ı tanımazlık edecek olursa kimseye çektirmediğim azabı ona çektiririm."Allah buyurdu ki Onu size indireceğim. Artık ondan sonra sizlerden kim kâfir olursa ben onu âlemde hiçbir kimseye yapmadığım azap ile azap “Muhakkak ki Ben onu sizin üzerinize indiririm ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, hiç şüphesiz Ben, âlemlerde hiç kimseye etmeyeceğim bir azabı ona ederim” ³⁸ Bazı müfessirler, bu tehdit üzerine, böyle bir sofranın inmediği “Ben onu size indireceğim; bundan sonra içinizden kim küfre saparsa, âlemlerdekilerden hiç kimseye azap etmeyeceğim şekilde ona azap edeceğim” da buyurdu ki “Ben onu size göndermesine gönderirim fakat bundan sonra içinizden kim benim ayetlerimi inkâr ederse, dünyada hiç bir kimseye etmeyeceğim bir şekilde ona azap edeceğim!”Bu hatırlatmaları yaptıktan sonra, Hesap Gününe yeniden dönelimAllah -“Ben, onu size indireceğim. Bundan sonra sizden kim inkâr ederse, ben ona, Âlemler’den hiç kimseye yapmayacağım bir azabı yaparım” " Onu gönderirim ama bundan böyle nankörlük edene kimselere tattırmadığım acıyı tattırırım."Allah da, "Ben onu size göndereceğim. Ama ondan sonra sizden her kim gönderdiğim ayetleri inkâr ederse; artık ben O’na kâinatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim!" demişti. Allah da şöyle demişti “Şüphesiz ki ben onu size indirebilirim; ama bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, âlemlerde kimseye etmediğim azabı ona ederim!”Allah da “Ben onu size Fakat bundan sonra içinizden kim inkâr ederse Ben ona kâinatta hiç kimseye etmediğim azabı ederim.” Bu "sofra"nın gönderilip, gönderilmediği konusunda sıhhatli bir bilgi yoktur. Sofranın gönderilmiş olması, âyetteki ifâdenin zahirine göre mümkündür... Devamı..Allah, “Şüphe yok ki” dedi, “Ben onu size [her zaman] gönderirim. ¹³⁸ Ve bu şekilde, hanginiz bundan sonra [bu] hakikati inkar ederse, bilin ki onu bu dünyada benzerine [daha] hiç kimseyi çarptırmadığım bir azaba çarptıracağım!”138 İnnî münezziluhâ lafzen, “Ben onu gönderiyorum” ibaresindeki münezzil gramer kalıbı, sürekli tekrarlanan bir bağışa -ki bu sürekliliği parantez ... Devamı..Allah’ta buyurdu ki “Ben, onu size indiririm elbet; fakat bundan sonra sizden kim bu nimete nankörlük ederse, ben onu toplumlardan hiç kimseye reva görmediğim bir azaba çarptırırım. 5/112...114, 16/112Allah buyurdu ki “Ben onu size gönderebilirim; ancak ondan sonra içinizden kim nankörlük ederse, iyi bilin ki onu akıllı varlıklar âleminde kimseyi çarptırmadığım bir azaba çarptıracağım!”[¹⁰⁰⁹][1009] el-’Âlemîn, “akıllı varlıkların tümüne” delâlet eder. Kelime daha sonra “bütün varlıkları” içine alacak şekilde anlam genişlemesine maruz kalmı... Devamı..Allah Teâlâ buyurdu ki Ben onu sizin üzerinize elbette indireceğim. Fakat sonra sizden kim küfre düşerse artık Ben âlemlerden hiçbir kimseyi tazib etmeyeceğim bir azap ile onu muazzep kılarım.»Allah buyurdu ki “Ben onu yukarıdan size indiririm, fakat bundan sonra her kim nankörlük edip kâfir olursa, onu dünyada hiç kimseye yapmayacağım derecede cezalandırırım. ”Allah buyurdu ki "Ben onu sizin üzerinize indireceğim, ama ondan sonra sizden kim inkar ederse ben ona dünyalarda hiç kimseye yapmayacağım azabı yaparım!"Allâh Te'âlâ Ben size o sofrayı inzâl iderim. Bundan sonra küfür idenleri, âlemlerden kimseyi o vecihle ta'zîb itmediğim bir 'azâb ile ta'zîb iylerim buyurdı. [¹][1] Havâriyyûnun talebi ve 'Îsâ 'aleyhisselâmın du'â ve niyâzı üzerine semâdan nâzil olan sofradan zengîn ve fakîr yediler. Ve bu mu'cizeye cümlesi ha... Devamı..Allah dedi ki "O sofrayı size indireceğim ama bundan sonra sizden kim görmezlikten gelirse kafirlik ederse ona öyle bir azap edeceğim ki o azabı bu âlemde kimseye yapmayacağım.”Allah da dedi ki-Ben, onu size indireceğim; fakat bundan sonra sizden kim inkar ederse, ben ona kainatta hiç kimseye yapmayacağım azabı “Ben onu size indireceğim,” buyurdu. “Lâkin bundan sonra sizden nankörlük eden olursa, onu da, şimdiye kadar dünyada kimseye vermediğim bir azapla cezalandırırım.”Allah dedi ki "Ben onu üzerinize indireceğim. Ama bundan sonra küfre sapanınıza öyle bir azapla azap edeceğim ki, âlemlerden hiç kimseye böyle bir azap yapmamışım."eyitti Tañrı “bayıķ ben indüriciven anı üzerüñüze. pes her kim kāfir ola śoñra sizden bayıķ ben 'aźāb eyleyem aña 'aźāb kim 'aźāb eylemeyem anuñ da hįç kimseye ' Taālā eyitdi Taḥḳīḳ men indüre‐men anı üstüñüze. Pes kim kāfir olsa sizden ol indükden ṣoñra, ben aña bir aẕāb iderem ki ol aẕābı hīç kimseyeeylemez‐men buyurdu “Mən onu sizə, əlbəttə, nazil edərəm. Lakin ondan sonra sizlərdən kim küfrə düşərsə, ona aləmlərdə olanlardan bəşər övladından, zəmanə əhlindən heç kəsə verməyəcəyim bir əzab verərəm!”Allah said Lo! I send it down for you. And whoso disbelieveth of you afterward, him surely will I punish with a punishment wherewith I have not punished any of My said "I will send it down unto you But if any of you after that resisteth faith, I will punish him with a penalty such as I have not inflicted on any one among all the peoples."828828 It is a wicked generation that asks for Signs and Miracles. Usually they are not vouchsafed. But where they are, the responsibility of those who a... Devamı.. ❬ Önceki Sonraki ❭ وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا Ve men yuşâkıkır resûle min ba’di mâ tebeyyene lehul hudâ ve yettebi’ gayre sebîlil mu’minîne nuvellıhî mâ tevellâ ve nuslihî cehennemcehenneme ve sâet masîrâmasîran. Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Diyanet İşleri Başkanlığı Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Diyanet Vakfı Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber´e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kim de doğru, apaçık belli olduktan sonra peygambere muhalefette bulunur ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu gittiği o yolda bırakır ve kendisini cehenneme boylatırız ki, o ne kötü gidiştir! Elmalılı Hamdi Yazır Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber´e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. Ali Fikri Yavuz Her kim de, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere aykırı harekette bulunur ve mü’minlerin yolundan başkasına uyar giderse, onu döndüğü sapıklıkta bırakırız. Âhirette de kendisini cehenneme koyarız ki, o, ne kötü bir dönüş yeridir!... Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Her kim de kendisine hak tebeyyün ettikten sonra peygambere muhalefette bulunur ve mü´minler yolunun gayrısına giderse biz onu gittiğine bırakırız ve kendisine Cehennemi boylatırız ki o ne fena gidişdir Fizilal-il Kuran Kim bu yolu iyice tanıdıktan sonra, peygambere zıt düşer de müminlerin yolundan başka bir yola koyulursa, kendisini koyulduğu yolla baş başa bırakır, sonra da cehenneme atarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir. Hasan Basri Çantay Kim kendisine doğru yol besbelli oldukdan sonra peygambere muhalefet eder, mü´minlerin yolundan başkasına uyub giderse onu döndüğü o yolda bırakırız. Fakat ahiret de kendisini cehenneme koyarız. O, ne kötü bir yerdir! İbni Kesir Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir, mü´minlerin yolundan başakasına uyup giderse; onu döndüğü yolda bırakırız. Kendisini cehenneme koyarız. Ne kötü dönüş yeridir orası. Ömer Nasuhi Bilmen Her kim de kendisine doğru yol zahir olduktan sonra Peygamber´e muhalefet eder ve mü´minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu o takip ettiği yola sevkederiz ve onu cehenneme daldırırız. Ve ona ne fena bir gidilecek yer. Tefhim-ul Kuran Kim de kendisine ´dosdoğru yol´ apaçık belli olduktan sonra, peygambere muhalefet ederse ve mü´minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.. ❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا Ve men yuşâkıkır resûle min ba’di mâ tebeyyene lehul hudâ ve yettebi’ gayre sebîlil mu’minîne nuvellıhî mâ tevellâ ve nuslihî cehennemcehenneme ve sâet masîrâmasîran. Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Türkçesi Kökü Arapçası kim de وَمَنْ karşı gelir ش ق ق يُشَاقِقِ Elçi’ye ر س ل الرَّسُولَ مِنْ sonra ب ع د بَعْدِ مَا belli olduktan ب ي ن تَبَيَّنَ kendisine لَهُ doğru yol ه د ي الْهُدَىٰ ve uyarsa ت ب ع وَيَتَّبِعْ başkasına غ ي ر غَيْرَ yolundan س ب ل سَبِيلِ mü’minlerin ا م ن الْمُؤْمِنِينَ onu yöneltiriz و ل ي نُوَلِّهِ مَا döndüğü yola و ل ي تَوَلَّىٰ ve sokarız ص ل ي وَنُصْلِهِ cehenneme جَهَنَّمَ ne kötü س و ا وَسَاءَتْ bir gidiş yeridir ص ي ر مَصِيرًا Diyanet İşleri Başkanlığı Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Diyanet Vakfı Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber´e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kim de doğru, apaçık belli olduktan sonra peygambere muhalefette bulunur ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu gittiği o yolda bırakır ve kendisini cehenneme boylatırız ki, o ne kötü gidiştir! Elmalılı Hamdi Yazır Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber´e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. Ali Fikri Yavuz Her kim de, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere aykırı harekette bulunur ve mü’minlerin yolundan başkasına uyar giderse, onu döndüğü sapıklıkta bırakırız. Âhirette de kendisini cehenneme koyarız ki, o, ne kötü bir dönüş yeridir!... Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Her kim de kendisine hak tebeyyün ettikten sonra peygambere muhalefette bulunur ve mü´minler yolunun gayrısına giderse biz onu gittiğine bırakırız ve kendisine Cehennemi boylatırız ki o ne fena gidişdir Fizilal-il Kuran Kim bu yolu iyice tanıdıktan sonra, peygambere zıt düşer de müminlerin yolundan başka bir yola koyulursa, kendisini koyulduğu yolla baş başa bırakır, sonra da cehenneme atarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir. Hasan Basri Çantay Kim kendisine doğru yol besbelli oldukdan sonra peygambere muhalefet eder, mü´minlerin yolundan başkasına uyub giderse onu döndüğü o yolda bırakırız. Fakat ahiret de kendisini cehenneme koyarız. O, ne kötü bir yerdir! İbni Kesir Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir, mü´minlerin yolundan başakasına uyup giderse; onu döndüğü yolda bırakırız. Kendisini cehenneme koyarız. Ne kötü dönüş yeridir orası. Ömer Nasuhi Bilmen Her kim de kendisine doğru yol zahir olduktan sonra Peygamber´e muhalefet eder ve mü´minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu o takip ettiği yola sevkederiz ve onu cehenneme daldırırız. Ve ona ne fena bir gidilecek yer. Tefhim-ul Kuran Kim de kendisine ´dosdoğru yol´ apaçık belli olduktan sonra, peygambere muhalefet ederse ve mü´minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..

mü min suresi 115 ayet meali